Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı Süme Köyü’nde sessizce yükselen bir çekiç sesi var. Bu ses, sadece metal dövmüyor; Karadeniz’in unutulmuş hafızasını, yiğitlik hikayelerini ve el emeğinin onurunu yeniden şekillendiriyor. O sesin sahibi Mahir Henden…
2008 yılında Anıtkabir’de gördüğü bir kılıçla başlayan hikaye, bugün Giresun’un tarihi bıçaklarını dünyanın dört bir yanına taşıyan bir yolculuğa dönüştü.
Anıtkabir’deki İlham
Üniversite öğrencisi Mahir Henden, 2008’de Anıtkabir’i ziyaret ettiğinde Mustafa Kemal Atatürk’e Giresun’dan armağan edilen altın kaplama kılıcı gördü. Kılıcın üzerindeki yazı —“Topal Osman ve Giresun uşaklarının atasına armağanıdır”— onda derin bir etki bıraktı.
Memlekete döndüğünde ise acı bir gerçekle karşılaştı: Giresun’un asırlık bıçakçılık geleneği, özellikle efsanevi yılan dili bıçağı, yavaş yavaş unutuluyordu. Kimse bu sanatı yaşatmıyordu. O gün Henden, “Ben bu işi yaparım” dedi ve kaderini çeliğe adadı.
15 Metrekarelik Ahırdan Devlet Destekli Atölyeye
Hikaye, 15 metrekarelik mütevazı bir ahırda başladı. Henden, sattığı ilk bıçaklarla işini büyüttü, makineler aldı. Yoluna 72 yıllık usta İdris Topatan’dan aldığı bilgilerle devam etti. Yıllar içinde kendi tarzını kattığı yılan dili bıçakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve birçok bakanlığa hediye edildi.
Devlet desteğiyle yeni atölyesine kavuşan Henden, “Devletimden hibe istemedim. Makinelerimi aldılar, bana yer verdiler. Bu destekle işimi büyüttüm. Şimdi sıra bende…” diyor. Vefa borcunu ödemek için Bulancak’ta bir kurs merkezi kurmayı planlıyor. Amacı net: Bu mesleği gençlere öğretmek, istihdam yaratmak ve Giresun’un kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak.
Festivalde Uluslararası Sanatçılar Atölyede
Giresun Bulancak International Watercolor Festivali kapsamında kente gelen dünyaca ünlü sanatçılar, Mahir Henden’in atölyesini ziyaret etti. El emeğiyle şekillenen bıçaklar, uluslararası sanatçılar tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Bu ziyaret, Henden’in çalışmalarının sadece yerel değil, küresel ölçekte de takdir gördüğünü gösterdi.
Karadeniz’in Çeliğini Dünyaya İhraç Ediyor
Bugün Henden’in ürettiği bıçaklar yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da alıcı buluyor. O, bu ihracatı yalnızca ticari bir başarı olarak görmüyor:
“Amacımız Karadeniz kültürünü dünyaya tanıtmak. Bu bıçaklar, Giresun’un tarihini, yiğitliğini ve ustalığını taşıyor. Onları ihraç ederken aslında kültürümüzü de ihraç ediyoruz.”
Mirası Geleceğe Taşıyor
Mahir Henden’in hikayesi, “imkansızlıklardan doğan büyük başarıların” en güzel örneklerinden biri. Ahırda başlayan bu yolculuk, şimdi devlet desteğiyle büyümüş bir atölyeye, uluslararası festivallere ve ihracat kapılarına ulaştı. En önemlisi ise yarınlara umut taşıyor: Genç çıraklar yetiştirerek Giresun’un kaybolmaya yüz tutmuş bu güzel zanaatını yaşatacak.
Süme Bıçak atölyesi, bugün sadece bir üretim yeri değil; Giresun’un kültürel dirilişinin sembolü haline geldi.
