Giresun Doğa ve Çevre Platformu’ndan İlk Mesaj: "Doğa İçin Birlikte, Yaşam İçin Kararlılıkla Mücadele Edeceğiz"
Giresun’da doğa tahribatına, rant projelerine ve çevre kirliliğine karşı güç birliği yapmak amacıyla dört derneğin bir araya gelmesiyle kurulan Giresun Doğa ve Çevre Platformu, ilk kamuoyu açıklamasını Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirdi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcisi ve vatandaşın katılım gösterdiği açıklamada, kentte yürütülen madencilik ve HES projelerine karşı bilimsel ve hukuki mücadelenin başlatıldığı duyuruldu.
Giresun Çevre ve Doğa Derneği, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği ile Yaşayan Kentler Doğa ve Rekreasyon Derneği’nin ortak girişimiyle 29 Nisan 2026 tarihinde kurulan platform, bölgenin ekosistemini korumak için harekete geçti.
"Bizim Ağaç Yeşili Olarak Baktığımıza, Bazıları Dolar Yeşili Olarak Bakıyor"
Programın açılış konuşmasını Giresun Doğayı Koruma Topluluğu’ndan Emirhan Yılmaz gerçekleştirdi. Giresun’un doğasının ve yaşam alanlarının ciddi bir rant baskısı altında olduğuna dikkat çeken Yılmaz, kentin geleceğinin tehlikede olduğunu vurguladı.
Yılmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Bizlerin evi, bahçesi, parkları, yani yaşam alanları, bazılarının gözünde birer gelir kapısı olarak görülüyor. Bizim ağaç yeşili olarak baktığımıza, bazıları dolar yeşili olarak bakıyor. Bu platformu kurarken kimseye dayanmadık, kimseden 50 kuruş talep etmedik. Giresun doğasına sahip çıkmak isteyen yaşlısından gencine herkesle tek tek konuştuk. Siz Giresun’u rant uğruna yok etmeye çalıştıkça biz meydanlarda, sokaklarda olacağız. Eylemlerimiz hiç hız kesmeden sürecektir."
Hedefte Maden, HES ve Kıyı Dolguları Var
Platform adına hazırlanan resmi basın açıklamasını ise Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu okudu. Platformun kuruluşunu "Giresun'un ortak geleceğine sahip çıkma iradesinin ilanı" olarak nitelendiren Nakiboğlu, öncelikli mücadele alanlarını kamuoyu ile paylaştı.
Başta madencilik faaliyetleri olmak üzere; havza bütünlüğünü gözetmeyen su politikaları, HES projeleri, plansız kıyı dolguları, sanayi ve atık kaynaklı çevresel müdahalelerin yakın takibe alınacağını belirten Nakiboğlu, tüm bu süreçlerin bilimsel temelde izlenip raporlanacağını ve şeffaf bir biçimde halkla paylaşılacağını taahhüt etti.
"Doğayı Tahrip Eden Her Müdahale Yaşam Hakkı İhlalidir"
Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56’ncı maddesine atıfta bulunan Nakiboğlu, yaşam hakkının sadece insanı değil, doğanın tüm unsurlarını kapsadığının altını çizdi.
Nakiboğlu, "Temiz suya erişim, sağlıklı gıdaya ulaşım, temiz hava soluma ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının yalnızca insanlara değil, doğanın bütün unsurlarına ait olduğunu kabul ediyoruz. Bu nedenle doğayı tahrip eden, suyu kirleten, ekosistemleri bozan ve yaşam alanlarını daraltan her türlü müdahaleyi yaşam hakkının ihlali olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
Bilim, Şeffaflık ve Ortak Akıl Vurgusu
Üniversiteler, meslek odaları ve bağımsız bilim insanlarıyla güçlü bir iş birliği ağı kuracaklarını belirten Giresun Doğa ve Çevre Platformu, yerel halkın karar alma mekanizmalarına katılımını vazgeçilmez bir demokratik hak olarak gördüklerini açıkladı. Platformun amaçları arasında hukuki süreçleri takip etmek, akademik veriler ışığında eğitim ve etkinlikler düzenlemek ve sürdürülebilir üretime dayalı yasal düzenlemeler için faaliyet yürütmek yer alıyor.
Meydandaki kalabalık eylem, platformun kuruluş felsefesini özetleyen; "Dayanışmayı büyüten, şeffaflığı esas alan ve ortak akılla hareket eden bu platform; doğa için birlikte, yaşam için kararlılıkla omuz omuza mücadele edecektir" sözleriyle sona erdi.
