Gündem, siyasi partilerin devasa bütçeli reklamları ve destek kampanyalarıyla çalkalanırken; yerin yüzlerce metre altında alın teri döken ancak aylardır maaşlarını alamayan madenciler kaderine terk edildi.
Siyasi sahnede yer kapmak isteyenler için milyonlarca liralık bütçeler saniyeler içinde seferber edilirken, aylardır tek kuruş maaş alamayan maden işçileri yaşam mücadelesi veriyor. Medya ve sermaye, işin ucu siyasete dokunduğunda kusursuz bir "reklam ve PR" mekanizması kurarken, konu halkın ve emekçinin dertleri olduğunda derin bir sessizliğe bürünüyor.
"Kasa Tam Takır" Diyenlere 100 Milyon, Mutfağı Boş Madenciye Kör Sağır!
İşin ucu siyasete dokunduğunda ortaya çıkan o müthiş dayanışma, konu emekçiye gelince anında buharlaşıyor. Şahit olduğumuz manzara bu çifte standardın en acı kanıtı: Bir genel başkan çıkıp kameralar karşısında "Kasalarımız tam takır boş" diye sitem ediyor ve ardından sadece 24 saat içinde 100 milyon liradan fazla para toplanıyor. Üstelik milletvekilleri bile sıraya girip şov yaparak maaşlarını partiye bağışlıyor.
Siyasiler kendi bekaları için milyonları bir günde seferber ederken, halk şimdi şu acı ve haklı soruyu soruyor:
Peki bu madencinin mutfağı tam takır boşken, bugüne kadar kaç vekil veya siyasetçi çıkıp bu işçiler için bir "bağış kampanyası" başlattı? Hangi milletvekili bir aylık maaşını, evine ekmek götüremeyen, çocuklarının yüzüne bakmaya utanan madenci için feda etti?
Yerin Altında Emek, Yerin Üstünde Sefalet
Madenciler için durum artık bıçağın kemiğe dayandığı noktayı çoktan geçti. Aylardır maaş yüzü görmeyen işçilerin omuzlarında sadece kömürün ve taşın tonlarca ağırlığı değil, ev geçindirme derdi de var.
- Evde Bekleyen Aileler: İşçilerin eşleri ve çocukları her akşam kapıya umutla bakıyor. Madenciler ise evlerine "bir lokma ekmek" bile götürememenin ağır psikolojik yükü altında eziliyor.
- Ay Başı Kabusu: Takvimler ay başını gösterdiğinde emekçinin derdi katlanarak artıyor. Ödenmesi gereken kira, kapıya dayanan elektrik ve su faturaları, cebinde dolmuş parası dahi olmayan işçinin uykularını kaçırıyor.
"Siyasetin kasası 24 saatte dolarken, madencinin mutfağı aylardır boş!"
Siyasete ve koltuk sevdasına harcanan bu devasa bütçelerin onda biri neden emekçinin alın teri için ayrılamıyor? Yeni partilerin reklamları ve kasaları için seferber olanlar, faturasını ödeyemeyen madencinin feryadını duymaya niyetli mi?
Artık siyasetin, kendi kasalarını doldurma telaşını bir kenara bırakıp gerçek Türkiye'ye, ay sonunu getiremeyen ve hakkı gasp edilen işçinin gerçekliğine yüzünü dönmesi gerekiyor
