Maça yalnızca dokuz futbolcuyla başlamak zorunda kalan Giresun Sanayispor, yeşil sahalarda eşine az rastlanır, iç burkan bir dram yaşadı. Amed Sportif karşısına zaten eksik ve desteksiz çıkan temsilcimiz, ilk yarının sonlarına doğru iki oyuncusunun peş peşe sakatlanmasıyla sahada tamamen dirençsiz kaldı. Kötü gidişat bununla da sınırlı kalmadı; 45+1. dakikada bir futbolcunun daha sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalması, sahadaki varlığımızı fiilen sona erdirdi. Kurallar gereği, takımın sahada mücadele edecek minimum oyuncu sayısının altına düşmesi üzerine hakem maçı 45+1. dakikada bitiren düdüğü çaldı. Amed Sportif'in 7-0'lık üstünlüğüyle tescillenen bu kara tablo, sadece bir takımın yenilgisi değil, bir şehrin spor politikalarının iflasının resmiydi.
Gelelim asıl kanayan yaramıza; Giresunspor’a ve Giresun futboluna reva görülen değer gerçekten bu mu olmalı? Giresun gibi köklü bir ismin, tutkulu bir taraftara sahip olan bir markanın yeşil çimlerde bu kadar diplerde sürünmesini, çaresizce eksik kadrolarla kaderine terk edilmesini bu şehir kesinlikle hak etmiyor. Yıllarını yerel spor haberciliğine vermiş, sahaların tozunu yutmuş bir kalem olarak bu sahipsizliği izlemek her şeyden daha ağır geliyor. Yıllardır bu şehri iki farklı siyasi irade yönetti, koltuklar el değiştirdi ama acı gerçek hiç değişmedi: Her iki tarafın da bu şehrin sporuna, Giresunspor'a ve amatör kulüplere zerre kadar kalıcı bir faydası dokunmadı. Görünen köy kılavuz istemiyor; bu vizyonsuzlukla gelecekte de dokunmayacak.
Giresun ne yazık ki ne altyapı hizmetlerinde ne de sportif hamlelerde bir adım öne çıkabiliyor. Şehrin önde olduğu, yöneticilerin göğsünü gererek adeta büyük bir projeymiş gibi pazarladığı yegane şeyler; ardı arkası kesilmeyen konserler, gösterişli ancak içi boş etkinlikler ve kürsüye çıkıp mangalda kül bırakmayan o meşhur konuşmalar.
Kürsüleri sallamakla, mikrofon başında hamaset dolu nutuklar atmakla Giresunspor şahlanmıyor, Sanayispor sahaya on bir kişi çıkamıyor. Bir şehrin marka değeri konser biletleriyle değil, sahadaki onurlu mücadeleyle ve gençlere sunulan imkanlarla ölçülür. Giresun ismi bu sahipsizliği ve umursamazlığı hak etmiyor. Artık süslü lafları bir kenara bırakıp, bu şehrin öz evlatlarına ve spora gerçek bir yatırım yapmanın vakti geldi de geçiyor.
