Yeni Sendika Türkiye Hemşirelik Komisyonu Başkanı Suna Varol Cörüt, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban’ın hemşirelik mesleğinin eğitim düzeyi ve mesleki yeterliliğine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Cörüt, Kurban’ı hemşirelerden özür dilemeye çağırarak, “Hemşireler üzerinden prim yapılmasına asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Yeni Sendika Türkiye Hemşirelik Komisyonu Başkanı Suna Varol Cörüt, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban’ın hemşirelere yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Kurban’ın hemşireleri “eğitimsiz” olarak nitelendirdiğini belirten Cörüt, bu ifadelerin hemşirelik mesleğinin bilimsel niteliğini, eğitim düzeyini ve mesleki itibarını hedef aldığını savundu.
Cörüt, “HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban’ı, kullandığı ifadeler nedeniyle tüm hemşirelerden acilen özür dilemeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Bu yaklaşım meslek etiğiyle bağdaşmıyor”
Açıklamaları “şaşkınlık ve esefle” takip ettiklerini belirten Cörüt, hemşirelerin mesleki yeterliliklerinin sorgulanmasına tepki gösterdi.
Cörüt, “Hemşireleri ‘eğitimsiz’ şeklinde niteleyen ve mesleki yeterliliğini sorgulayan bu yaklaşım; meslek etiğiyle ve sağlık hizmetinin ekip anlayışıyla bağdaşmamaktadır” dedi.
Hemşireliğin lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde eğitim verilen bağımsız bir sağlık disiplini olduğunu vurgulayan Cörüt, mesleğin bilimsel bilgi, kanıta dayalı uygulama, klinik karar verme yetkinliği ve yüksek düzeyde profesyonel sorumluluk gerektirdiğini ifade etti.
Hemşirelik alanında uzmanlaşan, bilimsel çalışmalar yürüten ve profesörlük düzeyinde akademik üretim gerçekleştiren çok sayıda meslek mensubu bulunduğuna dikkat çeken Cörüt, hemşireliğin eğitim ve uzmanlık boyutlarının göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
“Hemşireliği değersizleştirmek itibar suikastıdır”
Hemşirelerin mesleki yeterliliğini değersizleştiren söylemlerin yalnızca sağlık çalışanlarını etkilemediğini kaydeden Cörüt, bu tür açıklamaların hastaların sağlık hizmetine duyduğu güveni ve hizmetin niteliğini de olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Cörüt, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“‘Hemşireliği ve hemşirelerin mesleki yeterliliğini itibar suikastiyle değersizleştirmek’, yalnızca sağlık çalışanlarını değil; hastaların sağlık hizmetine duyduğu güveni ve sağlık hizmetinin niteliğini de olumsuz etkileyebilecek bir söylemdir.”
“Hemşireler sağlık hizmetinin temel gücüdür”
Hemşirelerin görevlerinin yalnızca belirli tıbbi uygulamalarla sınırlı olmadığını belirten Cörüt; hastanın değerlendirilmesi, bakım gereksinimlerinin belirlenmesi, bakımın planlanması ve uygulanması, klinik izlem, tedavinin güvenli yürütülmesi ve komplikasyonların erken fark edilmesi gibi süreçlerde hemşirelerin önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti.
Cörüt, hemşirelerin acil bakım, hasta ve aile eğitimi, kronik hastalık yönetimi, rehabilitasyon ve sağlık hizmetinin sürekliliğinin sağlanması gibi birçok alanda görev yaptığını da vurguladı.
“Sistemdeki açığı hemşireler kapatıyor”
Personel eksikliği ve organizasyon sorunlarının sonuçlarını en yoğun yaşayan meslek gruplarından birinin hemşireler olduğunu savunan Cörüt, artan hasta sayısı, ağır iş yükü ve çoklu sorumluluklara rağmen sağlık hizmetinin devamlılığında hemşirelerin kritik rol üstlendiğini söyledi.
Cörüt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Hekimin yetişemediği klinik süreçlerde tedavi ve bakım planı sorumluluğunu alan, açığı kapatan, farklı disiplinler arasındaki bakım süreçlerini organize eden, personel yetersizliğinde hizmetin devamlılığını sağlayan ve sistemdeki aksaklıkların hastaya yansımasını önlemek için sorumluluk üstlenen yine hemşirelerdir.”
Kurban’a “Güncel rehberleri takip edin” çağrısı
Cörüt, hemşirelik uygulamalarının bilimsel gelişmeler doğrultusunda sürekli güncellendiğini belirterek, özellikle intramüsküler enjeksiyon bölgeleri üzerinden yapılan değerlendirmelere tepki gösterdi.
Adil Kurban’a seslenen Cörüt, “Hemşirelerin mesleki yeterliliğini sorgulamadan önce güncel klinik rehberleri ve bilimsel gelişmeleri takip etmesini hatırlatıyor; güncelliği ve bilimsel dayanağı ortaya konulmamış değerlendirmeler üzerinden hemşirelik mesleğinin yetkinliğinin sorgulanmasını kabul etmiyoruz” dedi.
“Sendikacılık sağlık çalışanlarını karşı karşıya getirmek değildir”
Bir sendika başkanının önceliğinin sağlık çalışanlarının ağır iş yükü, personel yetersizliği, sağlıkta şiddet, mobbing, tükenmişlik, çalışma koşulları ve özlük hakları olması gerektiğini belirten Cörüt, sağlık çalışanlarını karşı karşıya getiren açıklamaları eleştirdi.
Cörüt, “Sendikacılık, sağlık çalışanlarını birbirine karşı konumlandırmak değil; çalışanın haklarını savunmak, çalışma barışını korumak ve sistemin aksayan yönlerine çözüm üretmektir” ifadelerini kullandı.
Asıl tartışılması gereken konuların acil servislerdeki hasta yoğunluğu ve bekleme süreleri, hekim, hemşire ve diğer sağlık profesyonellerindeki personel yetersizliği, artan iş yükü ve çalışma koşulları olduğunu dile getiren Cörüt, sağlık çalışanlarının ortak sorunlarına odaklanılması gerektiğini söyledi.
“Mesleğimizi tartışmaya açtırmayız”
Yeni Sendika Türkiye Hemşirelik Komisyonu adına yapılan açıklamada, hemşirelik mesleğinin bilimsel ve profesyonel kimliğinin tartışmaya açılamayacağı vurgulandı.
Cörüt, “Biz hemşireler; mesleğimizin bilimsel temellerini, akademik niteliğini, klinik yetkinliğini, bağımsız profesyonel kimliğini ve insan yaşamına ilişkin sorumluluğunu tartışmaya açtırmayız” dedi.
“Hemşirelik sağlık sisteminin temel profesyonel gücü ve kalbidir” ifadelerini kullanan Cörüt, mesleğin itibarına yönelik açıklamaların takipçisi olacaklarını belirtti.
Hekimlere çağrı: “Bu söylemi kınayın”
Cörüt, açıklamasında yalnızca HEKİMSEN yönetimine değil, sağlık hizmetini birlikte yürüttükleri hekimlere de çağrıda bulundu.
Hekimleri, hemşirelik mesleğini hedef aldığını belirttiği açıklamalara karşı mesleki dayanışma göstermeye ve söz konusu söylemleri kınamaya davet eden Cörüt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hemşireler üzerinden prim yapılmasına asla izin vermeyeceğiz. Yeni Sendika Türkiye Hemşirelik Komisyonu olarak, hemşirelik mesleğinin bilimsel niteliğini, mesleki itibarını ve çalışanların haklarını hedef alan söylemlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”
