Giresun Kent Konseyi, Tirebolu’nun Sekü köyünde gerçekleştirilmesi planlanan maden arama çalışmalarına ilişkin endişelerini dile getirerek, sürecin çok boyutlu bir bakış açısıyla ve sağduyuyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Giresun Kent Konseyi, son günlerde bölge gündemini meşgul eden Tirebolu ilçesi Sekü köyündeki maden arama faaliyetleri hakkında kapsamlı bir değerlendirme metni yayımladı. Açıklamada, doğaya yönelik müdahalelerin uzun vadeli ve geri döndürülemez sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunularak, karar alıcılar, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı ortak istişareye davet edildi.
Madencilik süreçlerinin yalnızca belirli bir alanın kullanımıyla sınırlı kalmayıp; su kaynaklarını, toprak varlığını, tarımsal üretimi ve yaşam alanlarını doğrudan etkileyen çok yönlü bir nitelik taşıdığının altı çizilen konsey açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Giresun Kent Konseyi olarak; bu topraklarda yaşayan, geçimini bu coğrafyadan sağlayan ve geleceğini burada kuran tüm hemşehrilerimiz adına, yaşanan gelişmelerin sağduyuyla değerlendirilmesi ve çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınmasının önemine inanıyoruz. Sahadan edinilen bilgiler, bu tür faaliyetlerin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını; su yolları, dere sistemleri ve üretim alanları aracılığıyla daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir."
"Fındık Sadece Tarım Değil, Bir Yaşam Biçimidir"
Bölge ekonomisinin can damarı olan fındık üretimine de özel bir parantez açılan değerlendirmede, fındığın bölge insanı için salt bir tarımsal faaliyet olmadığı hatırlatıldı. Fındığın aynı zamanda temel bir geçim kaynağı ve köklü bir yaşam biçimi olduğu belirtilerek, "Üretim alanlarıyla kesişen tüm süreçlerin dikkatli, hassas ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması büyük önem arz etmektedir." denildi.
Konseyden 5 Maddelik Kritik Uyarı ve Öneri
Geçmişte yaşanan tecrübelerden yola çıkılarak hazırlanan raporda, kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine şu görüş ve öneriler sunuldu:
Kalıcı Hasar Tehlikesi: Geçmişte yaşanan tecrübeler ve günümüzdeki değerlendirmeler, doğada meydana gelen etkilerin kısa sürede ortadan kalkmadığını; toprakta, suda ve yaşamın tüm unsurlarında uzun vadeli sonuçlar doğurabildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Ortak Sorumluluk: Bu çerçevede, doğal varlıklarımızın korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve yaşam alanlarımızın gözetilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
Temel Hak Vurgusu: Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamanın bir tercih değil, temel bir hak olduğu unutulmamalıdır. Bu hak, toplumun tüm kesimleri için eşit şekilde geçerlidir.
İstişare Ortamı Şart: Sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi adına; sivil toplum kuruluşlarının, yerel ve idari yöneticilerin, muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın katılımıyla ortak aklın oluşturulacağı istişare ortamlarının artırılmasını önemli görmekteyiz.
Sürdürülebilir Gelecek Mümkün: Doğa ile uyumlu, üretimle dengeli ve insanı merkeze alan bir yaklaşımın mümkün olduğuna inanıyor; Giresun için hep birlikte daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilebileceğini kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.
