Giresun’un Yağlıdere ilçesine bağlı Hisarcık köyünde 2009-2010 yıllarında meydana gelen heyelanın ardından yetkililerden yardım göremeyen vatandaşlar, evlerini korumak için kolları sıvadı. Çatlaklar ve uçurum nedeniyle tehlike saçan bölgeye "15 metrelik duvar yapılması" yönündeki resmi karara rağmen adım atılmayınca, aile duvarı kendi imkanlarıyla inşa etti.
(GİRESUN / YAĞLIDERE) – Yağlıdere ilçesi Hisarcık köyünde yaşayan bir aile, tam 15 yıldır evlerinin hemen önünde yaşanan toprak kaymasının yarattığı büyük tehlikeyle baş başa bırakıldı. 2009 ve 2010 yıllarında bölgede etkili olan yoğun yağışlar sonucu meydana gelen heyelan, evin hemen önünde derin bir uçurum oluşturdu.
Bürokrasi Çıkmazı ve Yanıtsız Kalan Dilekçeler
Olayın ardından tehlike altındaki evlerini korumak isteyen aile, Yağlıdere yerel yetkililerine ve Giresun mülki idarelerine defalarca dilekçe verdi. Ancak aradan geçen uzun yıllara rağmen resmi makamlardan herhangi bir yetkili gelmedi ve somut bir adım atılmadı.
CİMER Başvurusu Umut Oldu Ancak Çözüm Getirmedi
Çalmadık kapı bırakmayan aile, 2018-2019 yıllarında çareyi CİMER'e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) başvurmakta buldu. Bu girişimin ardından Trabzon'dan bölgeye sevk edilen bir memur, alanda incelemelerde bulundu. Evin çevresindeki derin çatlakları ve tehlikenin boyutunu raporlayan yetkili, bölgeye 15 metrelik bir istinat duvarı yapılması gerektiğine karar vererek bunu kayıt altına aldı. Ancak bu resmi tespitten sonra aradan 5-6 yıl daha geçmesine rağmen duvarın inşası için hiçbir kurum harekete geçmedi.
"İlla Bir Can Mı Gitmesi Gerekiyor?"
Bekleyişin 15. yılına girmesi ve evlerinin her an göçme tehlikesiyle karşı karşıya olması üzerine aile, kendi güvenliklerini sağlamak adına radikal bir karar aldı. Tonlarca ağırlıktaki taşları yığarak, kendi imkanları ve fiziki güçleri yettiğince o devasa istinat duvarını bizzat örmeye başladılar.
Duruma isyan eden aile yakını, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Aradan 15 sene geçmesine rağmen hiçbir yetkili gelip bir şey yapmadı. Sonuçta burası bir yaşam yeri, burada insanlar yaşıyor. Bir şeylerin yapılması için illa ki bir zayiat mı verilmesi, bir can mı gitmesi gerekiyor? Kimse yapmayınca, evimiz de tehlikede olunca kendi duvarımızı kendimiz yapma kararı aldık."

